TEVFİK NEVZAT:
Abdülhamid devri muhalif kalemlerinden Tevfik Nevzat, 1898’de Bitlis’e sürgün edildi. Sürgün cezasının bitiminden hemen sonra Şair Eşref ile birlikte padişaha karşı ihtilal hazırladığı iddiasıyla üç yıl kalebentlik cezasına çarptırıldı. Cezasını çekmek üzere Payas Kalesi’ne gönderilirken yolda sürgün yeri değiştirildi ve Adana’da alıkonuldu. İbnülemin, Tevfik Nevzat’ın durumuyla ilgili, ‘Mahkûmiyeti kalebentlik iken kürek cezası gördü’ diye yazar. Adana Kalesi Hapishanesi’nde kürek cezasını tamamlamasına üç ay kala o meşum hadise yaşanır.
Tarih 19 Mart 1905. Dönemin Adana Valisi Bahri Paşa imzasıyla yapılan resmi açıklamada cezasının tamamlanmasına üç ay kalan avukat ve gazeteci Tevfik Nevzat’ın kendisini hapishane odasının kapısına asarak intihar ettiği açıklandı. Oysa olay intihar değil cinayetti. Fransız Gazetesi Courrier Europeen’de konuyla ilgili çıkan haberde cezaevi bekçilerinin Nevzat’ı hapishanedeki odasında boğarak öldürdükten sonra odasının kapısına astığını yazdı. Gazeteci Tevfik Nevzat’ın ölümüyle ilgili muamma bu şekilde kayda geçerken bazı kaynaklar gazetecinin o dönemde Adana’ya bağlı olan Payas Hapishanesi’nde kendisini kuyuya atarak ‘değerli yaşamına son verdiğini’ öne sürecektir.
1865’de İzmir’de doğdu. Jön Türk hareketi içinde yer alan bir gazetecidir. 1905’de bir iddiaya göre cezaevi hücresinde kendisini asarak bir başka iddiaya görüyse kuyuya atlayarak intihar ettiği açıklandı. Meşrutiyet’ten sonra ‘Hürriyet Kahramanı’ olarak anıldı.”
Yaşarken zulmettiklerimizi öldükten sonra kahraman yapma alışkanlığımızın Tevfik Nevzat hadisesinde de depreştiğini görüp hiç şaşırmıyoruz gördüğünüz gibi. Konuyla yakından ilgilenmek isteyenler için Tevfik Nevzat’ın mesleki kariyerine dair bir miktar daha detay verip bu tarihi hadise hakkında ilgili kurum ve kuruluşların nasıl bir tavır sergileyeceğini bekleyip görmek istiyorum.
İŞTE TEVFİK NEVZAT’IN MESLEKİ KARİYERİ
Tevfik Nevzat ile Halit Ziya Uşaklıgil 1884’te edebi dilde ilk Türk dergisi olan Nevruz, 1886’da Hizmet Gazetesi’ni çıkarttı. Halit Ziya Uşaklıgil ilk romanlarını bu gazetede yayımladı. 5 Kasım 1886’da kurulan Hizmet Gazetesi’nin tüm sorumluluğunu Tevfik Nevzat ve Halit Ziya (Uşaklıgil) üstlendi. Halit Ziya Uşaklıgil, Nevruz Dergisi’ni hâtıralarını topladığı Kırk Yıl isimli eserinde şöyle anlatıyor; “Henüz on sekiz on dokuz yaşlarında üç genç bir edebiyat mecmuası çıkarıyorlar ve adı Nevruz.” Derginin adının neden Nevruz olduğuyla ilgili şu anekdotta ilginizi çekebilir; “Tevfik Nevzat ve iki dostu için, dergiyi çıkarmak önlenemez bir arzu haline gelince bir Nevruz günü, mesirede bulunmak üzere Manisa’ya gittiklerinde, Herillo’nun gazinosunda yapmış oldukları bir edebi sohbet esnasında, fikirlerinin neşri için bir mecmua çıkarmaya karar verirler ve o günün hatırasına bu mecmuanın adı Nevruz olur.”
Tevfik Nevzat, İzmir’deki her türlü yenilik hareketlerini ve fikir cereyanlarını, gençleri teşvik sureti ile desteklemiştir. İzmir İdadisi’ne yatılı olarak giren, ancak küçük yaşta sara hastalığı nedeniyle öğrenimini yarıda bırakan Tevfik Nevzat, bir süre İzmir Mevlevihane’sine devam etti. Neyzen Cemal Bey’den ney dersleri aldı. Tanınmış hiciv ustası Eşref, Tokadizade Şekip ve Neyzen Tevfik gibi şair ve edebiyatçılarla tanışan Tevfik Nevzat bu şairlerin etkisiyle yazdığı ilk şiirlerini 1898’de Muktebes Gazetesi’nde yayımladı.
Ziya Somar’ın, ‘Bir Şehrin ve Bir Adamın Tarihi: Tevfik Nevzat, İzmir’in İlk Fikir ve Hürriyet Kurbanı’ adlı kitabında hikâyesini anlattığı Tevfik Nevzat Bey, İzmir’in ilk Türk davavekillerinden yani avukatlarından biridir. Hizmet gazetesinin imtiyaz sahipliğini yapmış ve İzmir’in gelmiş geçmiş en önemli edebiyat dergisi olan Nevruz’u Bıçakçızade Hakkı ve Halit Ziya Uşaklıgil ile birlikte yayınlamıştır. Tevfik Nevzat, İzmir’de dönemin en sert Abdülhamit muhaliflerinden biriydi. Jurnallenmesi sonucu sürgün edildi. Tutuklanarak Adana Cezaevine kondu. Burada boğularak idam edildi.
ATATÜRK ŞEHİT GAZETECİNİN KIZINA VEFA GÖSTERDİ
Siz bakmayın, ‘Öldürülen Gazeteciler Günü’nde Tevfik Nevzat’ın isminin unutulduğuna. Mustafa Kemal Atatürk, şehit gazetecinin kızına sahip çıktı. 1905’te Abdülhamit rejiminin katlettiği babasının ardından iki kardeşi ve annesiyle büyük sıkıntılar yaşayan Benal Hanım, zorluklar içinde mücadele ederken Mustafa Kemal Atatürk’ün babasını tanıması, bilmesi ile sahip çıkılarak Sorbonne Üniversitesi’nde okuma fırsatı buldu. Dönüşünde sivil toplum içinde yer alarak CHP’nin ilk kadın üyelerinden birisi oldu. 1927’de İzmir’de CHP’nin ilk kadın il yönetim kurulu üyesi ve ardından İzmir Belediye Meclisi’nin ilk kadın üyesi olarak görev yaptı. 1935’te TBMM’ye ilk kez giren 18 kadın milletvekilinden biri yine Benal Nevzat’tır. Benal Hanım, 1935–1950 arasında dört dönem üst üste İzmir Milletvekilliği yaptı

©2020 - Çukurova Gazeteciler Cemiyeti

İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden içerik kopyalanamaz.